Bugün,05 Eylül 2010 Pazar
Alphateck Viyena Kadavra Kurs Programı  5 Aralık 2009 Vienna- Avusturya
» MAKALELER
PERKÜTAN VERTEBROPLASTİ



Osteoporoz kemik mikromimarisinde bozulma ve kemik mineral yoğunluğunda azalma ile giden sistemik bir iskelet hastalığıdır. Bu hastalık seyri sırasında kemik kırılganlığında belirgin artış olmaktadır. Bunun başlıca nedeni omurga dansitesindeki %25’lik azalmanın, omurga direncinde yaklaşık %50’lik azalmaya neden olmasıdır.

Sağlık konusunda en geniş istatistiksel bilgiye sahip olan ABD’de yılda 750.000 yeni omurga kırığı olmaktadır. Yine Dünya için bu rakam yılda yaklaşık 4.700.000 yeni olgu anlamına gelmektedir. Bu kırıkların başlıca nedenleri
  • Travma
  • Metastatik Ttümörler
  • Osteoporoz
    • Primer osteoporoz
    • Sekonder osteoporoz (Kortikosteroide bağlı, Cushing hastalığı, hipertiroidi, hipogonadizm) olarak gruplandırılabilir.
Omurga kırıklı olguların yaklaşık %20-30’u klinik bulgu verip tanı almaktadır. Bu olgularda klinik bulguya neden olan başlıca patolojiler:
  • Yükseklik kaybı
  • Deformite (skolyoz, kifoz)
  • Batın ve göğüs boşluğundaki yapıların kesilmesidir. Bu olgularda izlenen en önemli klinik bulgu ağrı olup; akut ve kronik ağrı şeklinde kendisini gösterebilir. Ağrı bel veya sırta yayılan şiddetli ağrılar şeklinde olabildiği gibi, bası yaptığı segment boyunca yayılan tarzda da izlenebilir. Bu olgularda ağrının getireceği en önemli problem mobilite azalması veya disabilite ile yatağa bağlanma sonucu ortaya çıkan mortalite artışıdır. Yine ağrı nedeni ile hareketin azalması osteoporozu hızlandırıcı bir faktör olarak karşımıza çıkar.
Klinik vermeyen %70-80’lik kırık grubu ise günümüzde radyolojik tanı yöntemlerinin yaygın olarak kullanılması nedeni ile daha çok saptanmakta ve ortaya çıkabilecek riskler açısından tedavi edilip edilmemesi tartışma yaratmaktadır. Yine osteoporotik kırıklı olguların büyük bir kısmının ileri yaşlarda olması, yakın geçmişe kadar uygulanan tedavi yöntemlerinin zor, pahalı ve yüksek komplikasyon oranları içermesi hekimleri yeni arayışlara itmiştir. Bu nedenle 1987 yılında Deramond ve arkadaşlarının Fransa’da vertebral hemanjiyom olgusunda uyguladıkları perkütan akrilik vertebroplasti öncelikle metastatik tümörlere bağlı omurga kırıklarının tedavisinde uygulanmıştır. 1997 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde Jensen ve arkadaşları bu yöntemi FDA onaylı olarak osteoporotik çökme kırıklarının tedavisinde kullanmaya başlamış ve yöntem günümüzde tüm dünyada yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir.

Perkütan vertebroplastinin genel endikasyonları:
  • En az 6 haftalık medikal tedaviye rağmen dirençli ağrılı osteoporotik kompresyon kırığı
  • Günlük yaşamsal aktivitede kısıtlılık
  • Kırık seviyesine uyan ağrı, olup başlıca kontrendikasyonları:
  • Koagülopati
  • Epidural bölgeye uzanmış tümör
  • Medikal tedavi ile düzelen ağrı
  • Spinal kanala %20’den fazla bası
  • Vertebra plana
  • 1 yılı aşan bel ağrısı
  • Pedikül veya pars kırığı olması’ dır.
Uygulama mümkünse ameliyathane koşullarında, genel veya sıklıkla tercih edilen şekilde lokal anestezi altında, skopi veya bilgisayarlı tomografi eşliğinde, tek taraflı veya iki taraflı olarak yapılmaktadır. Uygulamada servikal omurlara 2-3 ml, torakal omurlara 3-4 ml, lomber omurlara ise 4-6 ml akrilik uygulanmalıdır.

Günümüzde kullanılan 2 tip materyal olup bunlar: metilmetakrilat esaslı polimerler ve Ca++ fosfat sementleridir. Polimerler daha dayanıklı görünse de uygulama güçlüğü ve pahalı olması nedenleri ile pratikte sementler tercih edilmektedir. Şu anda piyasada iki isim altında vertebroplasti materyali bulunmaktadır. Bunlar
  • Simplex P (Streyker, Howmedica, Osteonics)
  • Cranioplastic (CMW, Raynham)’ tir.
Bu iki materyalin de içine kullanım sırasında 10 ml kadar kontrast madde konularak verilen materyal miktarı ve yeri gözlenmelidir. Kontrast madde eklenmesi materyalin direncinde %10’luk bir azaltma yapsa da bu kabul edilir bir uygulamadır.

Hastalar yapılan bu işlemden hemen fayda görmekte, aynı gün ayağa kaldırılmakta ve çekilen kontrol filmlerinden sonra ertesi gün taburcu edilmektedir. Genel olarak tartışma konusu olsa da hastaların 1 ay kadar korse kullanılması önerilmektedir. Uygulama yapılan omurga açısından korse anlamsız gibi görülse de, korse kullanımı verilen sement ile direnci artan omurganın direnci azalmış olan komşu omurgaları kırma riski azaltılmış olur.

Sonuç olarak “perkütan akrilik vertebroplasti” özellikle bel ve sırt ağrısı belirgin olan osteoporotik kırıklı hastaların tedavisinde uygulanabilir bir tedavi yöntemi olarak yerini almıştır.


E-Mail adresinizi yazarak sitemizdeki yenilikleri takip edebilirsiniz.


web stat counter Ana Sayfa | Ayın Olgusu | Özgeçmiş | Basında Biz | Makaleler | Hastalıklar | Fotoğraf Galerisi | Televizyon Programları | İletişim